Aşkı Bulma Yolum



Onunla tanışmamızım üzerinden yıllar geçti. Tam olarak tarihini bilmesem de Ağustos ayının sonlarındaydı…Onu ilk gördüğüm anı hatırlıyorum da üstünde yeşil bir t-shirt altında da çok da kısa olmayan bir kot şort vardı. Herkesin içinde sadece dikkatimi onun çekmiş olması sanırım bir işaretti. Şöyle bir gerçekte var ki üç aydır aynı yerde olmamıza rağmen benim onu ilk kez görmem çok büyük de bir şansızlık, talihsizlik, kötü bir durumdu… ben her şeyin bir zamanı olduğuna inananlardanım ve belki de onu önceden değil de o tarih de görmem gerekmiş. Her neyse olaya döneceksem olursam eğer onunla ilk tanışmamız da sadece şu diyalog geçmişti aramızda;


-          Murat: Merhaba ben Murat                      
-          Duygu: Merhaba bende Duygu
-          Murat: Memnun oldum
-          Duygu: Memnum oldum
Aramızda sadece bu diyaloglar geçmişti ve o gece başka hiç ikili olarak konuşmamıştık.
Sanırım ondan bir iki gün sonra kantinde arkadaşımla otururken onu ve bir arkadaşını kantine gelirken gördüm. İçimden inşallah masamıza otururlar diye geçirirken ne mutlu ki gelip masamıza oturdular. Orda ilkinden çok daha fazla konuştuk güldük sohbet ettik. Çok güzel saatler geçirdik. Sonrasında artık onla biraz daha samimi olduk. Sürekli onun yanına gitme isteği onu görme isteği aklımdan çıkmıyordu. Onun Yanına geldiğim zamanlar da ki diyaloglar çok kısa sürüyordu çünkü ikimizin de yapması gereken işler vardı. Bu diyaloglardan bir tanesi şöyle gelişti;
-          Murat: Kolay gelsin ne haber?
-          Duygu: İyidir senden ne haber?
-          Murat: Benden de iyidir. Yoğun galiba
-          Duygu: Aynen ya yoğun baya
-          Murat: Yardım lazım mı?
-          Duygu: Bugün değil ama yarın çok yoğun o zaman yardım edebilirsin.
-          Murat: Tamamdır yarın gelirim yanına yardıma o zaman.
-          Duygu: Tamam bekliyorum.
-          Murat: Tamamdır. Hadi kolay gelsin görüşürüz
-          Duygu: Görüşürüz…
Her şey çok güzel gitmişti, sıcak ve samimi bir konuşma gerçekleşmişti ama hesapta olmayan bir şey vardı oda benim yarın izinli olduğumu ve arkadaşıma daha önceden vermiş olduğum sözümün olduğu. Maalesef ertesi gün onun yanına gidemedim. Sonrasında öğrendim ki arkadaşıma beni sormuş, Murat nerde diye oda izinli deyince hafif bir gülümsemeyle bana yardım edecekti ya o demiş. O günden sonraki akşamların birinde bir akşam vakti yine aynı masada otururken ben gideceğim günü söyledim;

-          Duygu: Gideceğin günden bir gün önce toplanalım o zaman
-          Murat: Tamamdır bence de iyi olur.

Gideceğimden bir gün önce akşam boyunca onu bekledim ama gelmedi maalesef. O gece ki hayal kırıklığımı anlatamam…                                              Sonra vedalaşmak için iş yerine geldim ve bir hayal kırıklığı daha o yok! Onu göreceğim diye umutla geldiğim yerden maalesef yine eli boş dönecektim. Fakat pes etmedim! onu aramak istedim ve telefon numarasını alıp onu aradım.

-          Murat: Duygu merhaba murat ben
-          Duygu: Aaa Murat merhaba
-          Murat: Neredesin iş yerine geldim ama yoksun akşam gelecek misin?
-          Duygu: Evet öyle akşam geleceğim bugün
-          Murat: Hadi ya bende yola çıkacağım birazdan da vedalaşırız diye düşünmüştüm.
-          Duygu: Sen bugün gidecektin dimi ya kaçta gideceksin bekle 1 saate geleceğim ben
-          Murat: 15 dakika yola çıkacağım ben.
-          Duygu: Kusura bakma ya valla unuttum ben.
-          Murat: Önemli değil sağlık olsun. Görüşürüz duygu kendine çok iyi bak.
-          Duygu: Görüşürüz sende kendine çok iyi bak murat.

İşte bu şekilde vedalaşıp onu göremeden gittim.İçimde ki hayal kırıklıklarını da alıp..

Devamı Gelecek…